Hayranlık ,Anlamsızlık ve Soyutlama

Bize hayranlık duyulmasını isteriz, çünkü kendimize hiç saygımız yoktur. En başından bu yana ebeveynlerimiz, öğretmenlerimiz, rahiplerimiz, politikacılarımız ve tüm kurumlarca kınanırız. Her çocuğa sürekli olarak tekrarlanan bir not vardır; “Yapmakta olduğun şey yanlıştır, yapılmaması gereken bir şeyi yapıyorsun. Yapılması gereken şeyi yapmıyorsun.” Her çocuk direkt veya dolaylı olarak aslında istenmediği, ebeveylerin yorgun olduğu, ona zorla tahammül edildiği ve baş belası olduğu izlenimine kapılır. Bu her birimizde derin bir yara açar. Bu yaranın üzerini örtmek için başkaların hayranlığını isteriz

Güzel olan her şey anlamsızdır. Güzelliğin kendisi anlamsızdır. Neşe anlamsızdır. Gülmek anlamsızdır. Aşk, barış, aydınlanma, bunların hepsi anlamsızdır. Anlamsızdırlar çünkü bunların hepsın kendilerinin dışında bir anlamları yoktur. Anlamları içseldir.

Hayatın boyunca toplayabilceğin kadar çok anlamsızlık topla.

Ne kadar çok anlamsızlığa sahipsen, o kadar zenginsin demektir.

Her zaman soyut şeyleri sevmek daha basittir. İnsanları sevmektense insanlığı sevmek daha basittir, çünkü insanlığı sevmekle hiçbir şeyi riske atmazsın. Tek bir insan tüm insanlıktan daha tehlikelidir. İnsanlık soyut bir kelimedir, onu karşılayacak bir gerçeklik yoktur. İnsan bir gerçekliktir ve bir gerçeklikle karşılaştığınızda iyi günler, kötü günler, acı, mutluluk, inişler ve çıkışlar, iyi hissetmek ve kötü hissetmek, acılar ve mutluluklar olacaktır. İnsanlığı sevdiğinizde ise acılar ya da mutluluklar yaşamazsın. Aslında, insanlığı sevmek insanlardan kaçınmanın bir yoludur, çünkü insanları sevemiyorsundur. Sadece kendini kandırmak için insanlığı sevmeye başlarsın.

Soyutlamalardan kaçın

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: