Rol Yapmak ve Reklâm

Rol yapmak basit bir nedenden dolayı en ruhani mesleklerden biridir; aktör bir yandan canlandırdığı rolle özdeşleşmek zorundadır, öte yandan bir izleyici olarak kalır. Eğer Hamlet’i canlandırıyorsa, tamamıyla Hamlet’in kimliğine bürünmelidir. Kendini rolü içerisinde tamamıyla unutmalıdır. Ama varlığının en derinlerinde bir yerde izleyici olarak kalmak zorundadır.
Eğer kendini tamamıyla Hamlet’le özdeşleştirirse, o zaman bir sorun var demektir.Gerçek aktör bir paradoks yaşar: Canlandırdığı kişiymiş gibi davranacak, ama benliğinin derinlerinde o olmadığını bilecektir. Bu nedenle aktörlük mesleklerin en manevi olanıdır diyorum.
 Reklam yapanlar tekrar bilimine inanırlar. Ürettikleri şu marka sigaranın en iyisi olduğunu tekrarlayıp dururlar. İlk okuduğunda inanmayabilirsin. Fakat bir daha, bir daha ve bir kez daha duyduğunda, inanmamaya ne kadar devam edebilirsin? Yavaş yavaş inanmaya başlayacaksın. Hem sen bunun farkında bile olmayacaksın. Bu bilinçaltında gerçekleşecek çünkü. Bir gün markete gittiğinde, kasiyer sana hangi marka sigara içtiğini sorduğunda sen bu markayı söyleyeceksen. Tekrarlar işe yaradı. Seni hipnotize etti. İşte devletlerin ve politikaların dünyadaki işleyişleri de böyledir. Reklamlar halk onlara inanıp inanmadıklarına bakmazlar, bu önemli değildir. Sadece aynı şeyleri tekrarlayıp dururlar. Hitler gerçekle yalan arasında sadece bir tek fark olduğunu söyler. Gerçek çok sık tekrarlanmış bir yalandır. Ve insanlar her şeye inanabilirler. Onların saflıkları sonsuzdur. 

 
Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: