ŞOK ŞOK ŞOK

Başbakan Erdoğan grup konuşmasında bir parça manyel yaptı. Köşe yazarlarını işini iyi yapmayan tezgâhtara benzetip, ‘Ben at demiyorum kardeşim… Sen at…’ deyiverdi.
Elbette, daha fazla ‘demokrasi’ adına millet için iktidara gelen bir siyasetin temsilcisi, çoksesliliği ‘tehdit’le yok etmeye kalkan bir söylemin imzacısı olmak istemezdi.
Düzeltecekken beter etti ya neyse…
Fakat konuşmasında asıl dikkat çekilesi nokta şuydu:
‘Şok… Şok… Şok…’ diyerek medyanın ‘normal’ gündemi nasıl gazladığını ve bunun olumsuz etkileri üzerine gayet veciz bir konuşma yaptı.
Vallahi yerden göğe kadar haklı
Sayın Erdoğan.
Tam da bunu yapıyor medya ama az yapıyor…
Medyamız, tarihin bu dönüşgen eşiğinde, bir hayli zamandır (Özal’lı yıllar milattır desek?) hayati bir işlevi başarıyla yerine getiriyor.
Anlamı yamultuyor.Zihinleri bulandırıyor.
Bizi; yığınları meşgul ediyor. Aptallaştırıyor.
Zihin dünyamızda belli imgeler vardır. Belli referans kavramlar…
Ki bunlar bizim anlam haritamızın topoğrafyasını şekillendirir, sınırlarını belirler.
Mesela ‘bacı’ kavramı vardır… Kutsaldır.
Ama ‘bacı’ kavramını kutsallaştıran lümpenimiz sokaktaki kadına ‘kaltak’ muamelesi yapıverir.
İnkâr edebilir misiniz?
Mesela ‘dürüst olmak’…
Daha avam tabirle, ‘Yanlış yapmamak’…
Yanlışın kralını, ‘yanlış yapmayalım’ diyen ağızlar yapar… En yakınına kazığı atıverir.
Nicedir, muhafazakârlık kavramını şiar edinerek iktidara oturan zihniyeti düşünüyorum.
İslâm’la araya belli bir mesafe koydular ve Weber amcaya inat, ‘Demokrasi ile terennüm ederiz’ dediler.
Allah var ettiler de…
Irak’ta bir milyondan fazla Müslüman katledildi. Sustular…
Sözlük mühim bir şeydir. Siyasidir.
Kelimelerin karşısında anlamlar siyasanıza göre eğilir ve bükülür.
Bu pespayeliğe elbette mide dayanmaz ama solunan hava çürüdü…
Söz tükendi…
Son yıllarda yaşananlara bakıyorum kılıç artığı solcular liberal olmuş… Tekel işçisi çok fena canlarını sıkıyor…
Mücahitler mega müteahhit…
Sakallar kesilmiş burunlar altında mahcup, silik bir bıyık… Unutulan bir duruşun gölgesi…
Alâmet-i Farika olmuş.
Ama asıl lafı elbette bekçilere saklamak gerek…
O bol yıldızlı eşik bekçilerine…
Sahi siz neyin bekçisisiniz?
‘Muhafazakarlar neyi muhafaza eder?’ şahane bir sorudur.
Ya bu bekçilere ne soracağız?
İyisi mi susalım…
‘Şok… Şok… Şok…’ diye boka püsüre bağıralım…
Vatandaşın dikkati dağılsın… Vur patlasın çal oynasın…
Favori kanalımız Flash TV… Sizin değil mi?
Yazık… Ne de çok şey kaçırıyorsunuz…

Alıntıdır: Serdar Akinan

%d blogcu bunu beğendi: