Obama’yı bırak Taksim’e bak!.

  Washington ve Erivan’da faşist Ermeni sürülerinin Türk Bayrağını yaktığı,Türk liderlerin posterlerini yaktığı gün Taksim’de bir araya gelen bir takım aydın(!) adeta bu faşist saldırganlara destek gösterileri yaptılar.

Çağdaşlık ve  demokratlık elbette fikir özgürlüğüdür. Fikirler serbest olmalıdır. Taksim’e çıkanlar,”Milliyetçiliğe dur de…” sloganıyla bir araya gelmişlerdi. Bu çerçevede Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni “Soykırım” nedeniyle sorguluyorlardı. Olabilir…

Ama “olmayan-yapmadıkları” şuydu…

Aynı gün Washington ve Erivan’daki ırkçı saldırganlara tek söz etmediler. Tekrarlayalım, onların tezlerine hizmet sundular.

Taksim’de Atatürk heykeli önünde.

Washington’da Atatürk’e alçakça saldıran, yalan pankartlara “Soykırımın babası Atatürk!” yazan profesyonel ırkçılara tek söz etmediler…

Tekrarlayalım, bu eylemciler kendilerini “aydınlar” olarak sundular.

Erivan’da, Türk Bayrağı yanı sıra posterleri yakılan Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Dışişleri Bakanımız, Ermenistan’a sonsuz bir dostluk eli uzatıyorlar. Üstelik kendi siyasi geleceklerini de riske atarak cesur adımlar atıyorlar…

Ermenistan, bu eli geri çeviriyor, yetmiyor hakaret ediyor!

Türk “aydını” bu noktada en azından kendi yöneticilerine (İyi niyet ve hamlelerini gördüğü) destek vermek, elini kuvvetlendirmek isteyen bir duruş sergileyemez mi?

Şimdi Türk diplomasisi, ABD ve Erivan’dan “Bu yapılanlar ayıp..” diye hesap sormaya kalktığında, ”Sen Taksim’e bak!” diye cevap almaz mı?

Türk Devleti, Washington ve Erivan’da,”ateşe verilirken” bu “diaspora saldırganlarının “ Taksim’deki uzantılarını koruyup kollayarak eylem yapmalarını sağlıyordu.

Bu bile “onlara “yetmiyor!..

Bu nedenle ortaya çıkan “sonuç tablosu” Türkiye için bir zayıflığı sergiliyor! Daha tutarlı bir “atak” gerekli gibidir. Bunun için de ülkeyi yönetenlerin de “ne yaptıklarını” bilmeleri şarttır.

24 Nisan, Türkiye’ye saldırı günü olmuşsa bunu kendimizin sorgulaması şarttır. Bir yerde Obama’nın (ABD’nin) söylediğinden çok Ankara’nın ne söylediği önemlidir. Önceki gün Obama’nın böyle konuşacağı çok belliydi. Bakıyoruz da Ankara sanki bir mucize beklemiş!

Obama’nın ardından gelen demeçlere bakın. Başbakan,” “Bazı mahfillerin bu konuyla ilgili beklentileri çok farklıydı. Bu beklentilere Sayın Obama, bizim hassasiyetimizi de gayet iyi bildiği için bu istikamette bir açıklama yapmadı.”

Tayip Bey açıklamayı “olumlu”  buluyor!

Oysa Dışişleri o kanıda değil.

““Obama’nın açıklamasını esefle karşılıyoruz” diye ayağa kalkan Dışişleri,”ABD Başkanlarının her yıl 24 Nisan günü yaptıkları yazılı açıklamalar Başkan Obama tarafından bu yıl da tekrarlanmıştır. Hatalı ve tek yanlı bir siyasi bakış açısını yansıtan söz konusu açıklamayı esefle karşılıyoruz. Tarihsel gerçeklerin en büyük düşmanı öznel hafıza kayıtlarıdır. Hiçbir ulus bir diğerine kendi hafıza kayıtlarını dayatamaz. Üçüncü ülkelerin de Türk-Ermeni ilişkilerinin tarihi konusunda siyasi saiklerle hüküm verme hak ve yetkileri yoktur.” görüşünde.

Hemen belirtelim, Dışişleri çok doğru açıklama yapıyor, Türkiye ,bu çerçevede bütünleşmelidir.

Ve zaten “eli güçlü  olan” Türkiyedir.

Ermenistan’a uzatılan dostluk elinin havada kalması,Ermenistan aleyhinedir.

Daha açık bir anlatımla, Ermenistan “Ekmek parası için” Türkiye’ye muhtaçdır ve zaten  bu ülkenin  insanları Türkiye sayesinde karınlarını doyurmaktadır.

Tekrar başlığa dönelim. Gelinen nokta için, Obama’ya niye böyle konuştuğu için söz söylemekten önce Ankara kendi diplomasisini sorgulamalıdır.

“Soykırım” meselesi Temsilciler Meclisi yolundayken, ABD’ye gidip lobi yapanlar gereğini yapamamışlardır. Başbakan Erdoğan, bu nedenle oraya gönderdiği çoğu partilisi olan ekibini gözden geçirmelidir.

Bir de tabii, ”açılım”  meselelerini tezekkür ettiği, ”Taksim ekibini” de sorgulamalıdır!

”Taksim icraatının” Ermenistan politikasına ne faydası olmuştur acaba Başbakan’a göre

 

Washington ve Erivan’da faşist Ermeni sürülerinin Türk Bayrağını yaktığı,Türk liderlerin posterlerini yaktığı gün Taksim’de bir araya gelen bir takım aydın(!) adeta bu faşist saldırganlara destek gösterileri yaptılar.

Çağdaşlık ve  demokratlık elbette fikir özgürlüğüdür. Fikirler serbest olmalıdır. Taksim’e çıkanlar,”Milliyetçiliğe dur de…” sloganıyla bir araya gelmişlerdi. Bu çerçevede Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni “Soykırım” nedeniyle sorguluyorlardı. Olabilir…

Ama “olmayan-yapmadıkları” şuydu…

Aynı gün Washington ve Erivan’daki ırkçı saldırganlara tek söz etmediler. Tekrarlayalım, onların tezlerine hizmet sundular.

Taksim’de Atatürk heykeli önünde.

Washington’da Atatürk’e alçakça saldıran, yalan pankartlara “Soykırımın babası Atatürk!” yazan profesyonel ırkçılara tek söz etmediler…

Tekrarlayalım, bu eylemciler kendilerini “aydınlar” olarak sundular.

Erivan’da, Türk Bayrağı yanı sıra posterleri yakılan Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Dışişleri Bakanımız, Ermenistan’a sonsuz bir dostluk eli uzatıyorlar. Üstelik kendi siyasi geleceklerini de riske atarak cesur adımlar atıyorlar…

Ermenistan, bu eli geri çeviriyor, yetmiyor hakaret ediyor!

Türk “aydını” bu noktada en azından kendi yöneticilerine (İyi niyet ve hamlelerini gördüğü) destek vermek, elini kuvvetlendirmek isteyen bir duruş sergileyemez mi?

Şimdi Türk diplomasisi, ABD ve Erivan’dan “Bu yapılanlar ayıp..” diye hesap sormaya kalktığında, ”Sen Taksim’e bak!” diye cevap almaz mı?

Türk Devleti, Washington ve Erivan’da,”ateşe verilirken” bu “diaspora saldırganlarının “ Taksim’deki uzantılarını koruyup kollayarak eylem yapmalarını sağlıyordu.

Bu bile “onlara “yetmiyor!..

Bu nedenle ortaya çıkan “sonuç tablosu” Türkiye için bir zayıflığı sergiliyor! Daha tutarlı bir “atak” gerekli gibidir. Bunun için de ülkeyi yönetenlerin de “ne yaptıklarını” bilmeleri şarttır.

24 Nisan, Türkiye’ye saldırı günü olmuşsa bunu kendimizin sorgulaması şarttır. Bir yerde Obama’nın (ABD’nin) söylediğinden çok Ankara’nın ne söylediği önemlidir. Önceki gün Obama’nın böyle konuşacağı çok belliydi. Bakıyoruz da Ankara sanki bir mucize beklemiş!

Obama’nın ardından gelen demeçlere bakın. Başbakan,” “Bazı mahfillerin bu konuyla ilgili beklentileri çok farklıydı. Bu beklentilere Sayın Obama, bizim hassasiyetimizi de gayet iyi bildiği için bu istikamette bir açıklama yapmadı.”

Tayip Bey açıklamayı “olumlu”  buluyor!

Oysa Dışişleri o kanıda değil.

““Obama’nın açıklamasını esefle karşılıyoruz” diye ayağa kalkan Dışişleri,

”ABD Başkanlarının her yıl 24 Nisan günü yaptıkları yazılı açıklamalar Başkan Obama tarafından bu yıl da tekrarlanmıştır. Hatalı ve tek yanlı bir siyasi bakış açısını yansıtan söz konusu açıklamayı esefle karşılıyoruz. Tarihsel gerçeklerin en büyük düşmanı öznel hafıza kayıtlarıdır. Hiçbir ulus bir diğerine kendi hafıza kayıtlarını dayatamaz. Üçüncü ülkelerin de Türk-Ermeni ilişkilerinin tarihi konusunda siyasi saiklerle hüküm verme hak ve yetkileri yoktur.” görüşünde.

Hemen belirtelim, Dışişleri çok doğru açıklama yapıyor, Türkiye ,bu çerçevede bütünleşmelidir.

Ve zaten “eli güçlü  olan” Türkiyedir.

Ermenistan’a uzatılan dostluk elinin havada kalması,Ermenistan aleyhinedir.

Daha açık bir anlatımla, Ermenistan “Ekmek parası için” Türkiye’ye muhtaçdır ve zaten  bu ülkenin  insanları Türkiye sayesinde karınlarını doyurmaktadır.

Tekrar başlığa dönelim. Gelinen nokta için, Obama’ya niye böyle konuştuğu için söz söylemekten önce Ankara kendi diplomasisini sorgulamalıdır.

“Soykırım” meselesi Temsilciler Meclisi yolundayken, ABD’ye gidip lobi yapanlar gereğini yapamamışlardır. Başbakan Erdoğan, bu nedenle oraya gönderdiği çoğu partilisi olan ekibini gözden geçirmelidir.

Bir de tabii, ”açılım”  meselelerini tezekkür ettiği, ”Taksim ekibini” de sorgulamalıdır!

”Taksim icraatının” Ermenistan politikasına ne faydası olmuştur acaba Başbakan’a göre

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: