ABD ve 9/11 Gerçeği

Komplo mu? Facia mı?

11 Eylül’ün 5’inci yılında yapılan belgesele göre olaylar göründüğü gibi değil

ABD’li üç gencin çektiği ve şimdiden 30 milyon kişinin izlediği belgesel 11 Eylül saldırılarının ardında ABD yönetimi ve ekonomik güç odaklarının olduğu teorisine dayanıyor.

Dylan Avery, Korey Rowe ve Jason Bermas’ın çektiği ‘Loose Change’ adlı belgesel, 11 Eylül’ün hemen ardından Bush yönetiminin üst düzey isimlerinden gelen çelişkili açıklamalarla başlıyor.

* Condoleezza Rice – Dönemin Milli Güvenlik Danışmanı:
“Bu insanların bir uçağı alıp Dünya Ticaret Merkezi’ne çarptıracağını kimse tahmin edemezdi”

* Donald Rumsfeld – Dönemin Savunma Bakanı:
“Pek çok uyarı vardı”

* Ari Fleischer – Dönemin Beyaz Saray Sözcüsü:
“Hiçbir uyarı yoktu”

İnternet ortamına ilk kez Nisan 2005’te koyulan belgesel, 6 bin dolarlık bütçeyle güncelleştirildi. Kullanılan görüntülerin hemen hepsi, haber kanallarında yayınlanan görüntüler. Yapımcılar, belgeseldeki bilgilerin de ABD yönetiminin üst düzey isimlerinin yaptıkları açıklamalardan, bir dönem ‘gizli’ olup da sonradan kamuoyuna açıklanan devlet belgelerinden alındığını belirtiyor.

Belgesel, 11 Eylül’ün arkasında Usame Bin Ladin ve El Kaide’nin değil, saldırıların yarattığı ortamdan fayda sağlayacak ABD yönetiminin ve ekonomik güç odaklarının olduğu mesajını veriyor.
Loose Change, 11 Eylül olaylarını 6 bölümde inceliyor:
1. ZAMANLAMA
CIA, 11 Eylül saldırılarından kısa süre önce 1962 Küba krizi günlerine denk gelen bazı belgeleri basına sızdırdı. Bu belgelerde Küba’nın işgalini meşru kılmak için gerçekleştirilen Northwoods operasyonunun arkasında yatan gerçekler yer alıyordu.
2. PENTAGON
Amerikan Havayolları’na ait Flight 77 uçağının Pentagon’a çarpma olasılığı bulunmuyor. Binadaki hasar, ancak Cruise füzesi veya daha küçük bir askeri uçak tarafından oluşturulmuş olabilir.
3. KULELER ÇÖKERTİLDİ
Kulelerin yıkılma sebebi, uçak çarpması değil. Görgü tanıkları, çarpmadan hemen önce binanın alt katlarında duman ve ışık gibi patlama belirtileri gördü. Çökme sırasında patlamalar gözlenebiliyor
4. FLIGHT 93
Beyaz Saray’a giderken kahraman yolcuların isyan etmesiyle Pensilvanya’da bir araziye düşürüldüğü söylenen uçak, aslında güvenli bir şekilde başka bir yere indirildi ve yolcular sağ salim tahliye edildi. Çünkü uçağın düştüğü söylenen yerde hiçbir enkaz veya ağır hasar bulunmuyor. Ayrıca, kayıtlarda, 11 Eylül tarihinde böyle bir uçuşa rastlanmadı.
5. TUHAFLIKLAR
Kaza esnasında uçaktan yapıldığı iddia edilen telefon görüşmeleri mümkün olamaz. Çünkü, bunu mümkün kılan sistem Amerikan Havayolları uçaklarına 11 Eylül’den çok sonra kuruldu. Ayrıca hükümetin açıkladığı listede bulunan hava korsanlarından bazılarının saldırılardan sonra hayatta oldukları ortaya çıktı.
6. KİMİN İŞİNE GELDİ?
Büyük meblağlardaki sigorta poliçelerinden faydalanabilecek kişiler, kulelerin yıkılacağından önceden haberdardı. 11 Eylül’den önce, milyarlarca dolarlık altın Dünya Ticaret Merkezi’nden çıkarıldı.
MÜTHİŞ SORULAR
– 1999’da Kuzey Amerika Hava Savunma Komuta Merkezi (NORAD), bir uçağın kaçırılıp İkiz Kuleler ve Pentagon’a çarpmasıyla ilgili tatbikatlara başladı.
– 24 Ekim 2000: Pentagon, ilk egzersizleri MASCAL adıyla yürürlüğe koydu. Boeing 757’nin Pentagon’a çarpması simülasyonu bunlardan biriydi.
– Nisan 2001: Usame bin Ladin, Dubai’deki Amerikan Hastanesi’nde CIA’nın bölge şefi tarafından ziyaret edildi.
– 24 Temmuz 2001: Dünya Ticaret Merkezi’nin sahibi Larry A. Silverstein, olaydan 6 hafta önce kuleleri 99 yıllığına kiraladı. 3.5 milyon dolarlık sigorta poliçesi terörizmi de kapsıyordu.
– 6 Eylül 2001: Bomba koklayıcı köpekler kulelerden çekildi. Güvenlik görevlilerinin vardiyaları 2 hafta boyunca 12 saatin sonunda bitiyordu.
– 10 Eylül 2001: Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleeza Rice, San Francisco Belediye Başkanı Willie Brown’u arayarak ertesi sabah uçmamasını söyledi.
– 11 Eylül 2001: Washington, Andrews Hava Üssü’nden üç F-16’yı, Pentagon’dan 15 mil uzaktaki Kuzey Carolina’daki eğitim görevine gönderdi. ABD’yi korumak için 14 uçak kaldı.

Amerikali bilim adamları; “İkiz Kuleler’i uçaklar değil, ABD hükümetinin bombaları yıktı”

11 Eylül’de New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne düzenlenen saldırıların üzerinden 5 yıl geçti. Ancak hala olayın perde arkasında neler yaşandığı sıradan vatandaşların yanı sıra bilim adamlarının da kafasını kurcalıyor. ABD’de bir grup bilim adamı 11 Eylül saldırıları üzerine geliştirdikleri komplo teorileriyle olaya başka bir açıdan bakıyor.

Uçaklar değil hükümet yıktı

Aralarında ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın mezun olduğu Stanford Üniversitesi olmak üzere Princeton, Texas ve Indiana gibi saygın üniversitelerde ders veren öğretim üyeleri ’11 Eylül Gerçeği İçin Bilim Adamları’ adında bir grup kurarak geliştirdikleri komplo teorilerini tartışıyor.

Çelik yapı böyle erimez!

Brigham Young Üniversitesi’nde fizik dersi veren komplocu bilim adamı grubunun üyelerinden Steven Jones, bilimsel bir makale yazarak uçakların etkisiyle değil İkiz Kulelerin bir patlama sonucu yıkıldığını iddia ediyor. Jones daha çok ikiz kulelerin çeliklerinin erimesine yoğunlaşmış. Ona göre uçakların binalardaki çelik konstüriksiyonu eritmesi mümkün değil. Hükümetin oluşturduğu 11 Eylül Komisyonu’nun yaptığı araştırmayı eksik bulan Jones, patlayıcıların dışarıdan getirildiğine inanıyor.

ABD bunu bilinçli yaptı

ALtmıştan fazla milletvekilinin itirazına rağmen bu kış Wisconsin-Madison Üniversitesi’nde İslam derslerine girecek Kevin Barrett, hükümetin bilinçli olarak İkiz Kuleler’i patlayıcılarla yıktığını iddia ediyor. Barrett kendilerinin radikal düşüncede insanlar olmadıklarını savunuyor. Kevin Barrett, ABD hükümetinin bilinçli olarak İkiz Kuleler’i yıkmasının sebebini yeni bir siyasi gündem yaratmak olarak değerlendiriyor.

Gerçekler bizden gizleniyor

Makine mühendisi olan Judy Wood Clemson Üniversitesi’nde yardımcı doçent olarak görev yapıyor. Wood bir patlayıcı kullanılmadığı takdirde kulelerin bu kadar hızlı yıkılmasının mümkün olmadığını söylüyor.

‘Eğer ABD hükümeti kulelerin nasıl yıkıldığı ile ilgili yalan söylüyorsa herhangi bir şeye inanabilirsiniz’ diyen Wood, olayla ilgili yaşananların gizlendiğini savunuyor.

Biraz eskiye gidelim. Bitmez tükenmez 11 Eylül “komplo teorileri”nin yaşandığı zamanlara. İşte o günlerde sayısız “izah” ortaya atılıyordu. Bunların içinde somut bilgiye dayananlar da vardı ve her komplo teorisinde olduğu gibi “ispatlanamayan iddialara” altlık oluyordu.

Fakat içlerinden 3 tanesi küresel ilgiye mazhar oldukları gibi bugüne kadar çürütülemediler. Aslında ispatlanamadılar da. (İspat kavramı biraz karışık. Kimi noktalar açıklığa kavuşmuş durumda. Sadece ikna olmayanlar var.)

Birazdan bu üç eski defteri okuyacaksınız. Ama hemen söyleyelim; bu noktalar bilinmesine rağmen meşhur 9/11 raporuna hiç girmedi!

1) Dans eden Yahudiler

11 Eylül saldırısı sırasında, dev ikiz kulaler yanıp çökerken 5 İsrailli’nin kutlama yaptığı görülmüştü. Bu İsrailliler FBI’ın daha sonra Mossad’a bağlı paravan bir şirket olarak tanımladığı kuruluşta çalışıyorlardı. Hepsi yalan makinasına sokuldu. Sonuç alınamadı. Ülkelerine gönderildiler, hatta TV’lere çıktılar. “Olayı belgelemeye çalışıyorduk” dediler.

2) Saldırıyı önceden bildiren sms’ler!

İsrail gazetelerinin haberleştirdiği bilgiye göre, anlık sms hizmeti sunan Odigo’nun iki görevlisi 11 Eylül günü, Dünya Ticaret Merkezleri’ne saldırı olmadan evvel (tam olarak iki saat önce) saldırının olacağını söyleyen mesajlar aldılar.

3) Oturdukları katları boşalttılar

Yarı ortağı İsrail devleti olan Zim adlı nakliyat şirketi Dünya Ticaret Merkezi’nin 16’ıncı katında bulunuyordu. Saldırıdan bir hafta önce Virginia’ya taşındı ve kira sözleşmesini ihlal ettiği için 50.000 dolar ceza ödedi.

Bu soru işaretleri hala ortada duruyor. Peki bu maddeler neden yeniden gündeme geliyor? Aslında hep merak konusuydular ama şu sıralarda ABD’de yaşanan yeni bir tartışma var.

O tartışma bu ve benzer iddiaların “örtülmesinin” de bir tür “komplo teorisi” olduğu (ya da tersi!) fikrini savunuyor. Örneğin 11 Eylül komisyonu başkanı ola Philip Zelikow’un aynı zamanda “Bush Doktrini”nin yazarlarından olması, bu tür iddialara karşı, “Böyle şeyler bulaşıcıdır. Bakteri tüm bünyeyi hasta edebilir” savunmasını getiriyor olması.

Peki bunlar “hâla” araştırılıyor mu? Hayır resmen değil ama “hâla” çok merak ediliyor, ilgili konular takip ediliyor. Gündeme tazelenerek gelmelerinin bir nedeni ise bir-iki yıldır bu tür okumalara karşı ABD’de “kimi çevreler” tarafından sistemli bir saldırının başlatılmış olması!

http://www.iyibilgi.com

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: