Tuğra Tarihi

       Bilmiyorum acaba sizler de  benim gibi okulda bizlere öğretilenin dışındaki tarihi öğrenmek konusunda hiç merakınız olmuşmudur..  Zaman zaman farklı kaynaklardan da tarihimizle ilgili–bazen hoşumuza gitmese bile- ilginç söylenmeyenler , saklı tutulan bilgiler de ortaya çıkıyor.. Ben fırsat ve kaynak  buldukça ilgilenmeye çalışıyorum.. Ama bir özel ilgim de ecdadımız  Osmanlı Padişah Tuğraları. Nedirler, niye yapılmışlar, ne anlama gelirler ..vs  benim dönem dönem ,aşırı doz almış gibi herşeyden elimi ayağımı çektiğim şimdiki gibi hiç sevmediğim  ‘miskin’  dönemlerim oluyor 🙂
 

Osmanlı Padişah Tuğraları

  •  Divânü-lügât-it-Türk’de (yazımına 25 Ocak 1072’de başlandı )Tuğranın aslı Oğuzca “Tuğrağ” olup bunun hükümdarın basılmış nişânı olduğu ifade edilmiştir. Anadolu lehçesinde kelimenin sonundaki (ğ) okunamadığından “tuğra” ifadesi yaygınlaşmıştır
Tuğra Büyük Selçuklular’dan Eyyubiler aracılığı ile Memlûklere geçmiştir. Ancak Memlûklerdeki tuğralarda da hükümdarın ve babasının ismi tuğrada var olmakla beraber kavisler yerine, bir satıra yazılan yazıda abartılı miktarda keşidelere (harf uzantısı dikey çizgiler) ağırlık verilmiştir. Memlûklerde tuğra, ilgili belgeler üzerine yazılmaz; önceden yazılıp kesilmiş tuğralar belgenin üzerine yapıştırılırdı
  •  Tuğra tek başına Osmanlı kültür, sanat ve egemenliğini temsil eder. Türklere özgüdür. Türklerin bin yıllık Orta Doğu egemenliğinin mührüdür. Özellikle Türkiye dışındaki yabancılar arasında, Osmanlı denince Tuğra akla gelir. Tuğranın şekli kendine mahsustur. Ne herhangi bir şey Tuğraya benzer, ne de Tuğra herhangi bir şeye. Her Tuğrada bir yandan alışılmış Tuğra şeklini korumak, diğer yandan her sultanın künyesini bu şekille barıştırmak. Zor sanat. Orhan Gazi’den Sultan Vahideddin’e kadar tekrarlanan ve değişen parçalarla Tuğraların evrimini izlemek çok ilgi çekicidir.
  • Tuğra bir GÜÇ ve EGEMENLİK simgesi olduğu için belgelerin başında yer alır, sonunda değil…
Tuğra kelimesi Osmanlıdan önceye dayansa da ve yine Tuğra benzerleri daha eski Türk devletlerinin belgelerinde kullanılsa da Osmanlı Tuğralarının kendilerinden öncekilerle isim benzerliği dışında ortak yanı pek yoktur. İlk Osmanlı Tuğrasının sahibi Orhan Gazinin Tuğrasında yazılı Orhan ve Osman kelimelerinin yazılış şekli kendinden sonra gelen Tuğraların iskeletini oluşturmuştur.
  • Bir padişahın Tuğrası kabul gördükten sonra saltanatı boyunca içeriği değişmezdi. Ancak farklı ellerden farklı çıkan Tuğralar da elbet olurdu. Bir Osmanlı belgesinin tarih tesbitinde, varsa üzerindeki Tuğranın sahibinin bilinmesi çok yardımcı olur. Hatta Tuğradaki nüanslar tarih aralığını daha da kısaltır.
Tuğra ,Osmanlı Sultanlarının gözalıcı  nişan veya arması, bir çeşit imzasıdır. Sultanın ve babasının adını ve çoğunda da ‘el-muzaffer daima’ dua ibaresini içerir. Örneğin Kanuni Sultan Süleyman’ın Tuğrasında “Süleyman şah bin Selim şah han el-muzaffer daima” yazmaktadır. “bin” “oğlu” demektir. Tuğra bizatihi sultan tarafından yazılmayıp nişancı veya tuğrakeş veya tuğranüvis denilen görevlilerce yazılırdı. Sultanın mühürlerine de kazılmıştır. En eski Osmanlı Tuğrası ikinci Osmanlı Sultanı Orhan Gaziye aittir. Birinci sultan Osman Gaziye ait bir Tuğraya günümüze dek hiçbir yerde rastlanmamıştır. Bu nedenle 36 Osmanlı padişahı ama 35 Osmanlı padişah Tuğrası vardır. Tuğralar, Osmanlı devletinin kuruluşundan yıkılmasına kadar çok çeşitli yerlerde kullanılmış, hat sanatında bir kol olmuş ve resmi görevini tamamladıktan sonra tarihe mal olmuştur. Halen hat sanatını icra edenlerce sanatsal amaçlı olarak yaşatılmaktadır.
                                                                                                                      Tuğra Çekilmiş Ferman
                                                           
Osmanlı Devlet Tuğrası/Arması
Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: