İslâmiyet ve Türkler

Benim Kudretimin  Ulaştığı Yerlere, Sizin  Hayalleriniz  Bile Ulaşamaz!
 diyen bir Hükümdârın mirasçılarıyız , bu zamana kadar bizi yöneten zavallılar ve gelecekteki yöneticilerimize belki gerçekten kim olduğumuzun farkına varmaları ve lâyiki ile yönetmeleri   ümidi ile …

Çok eskiden beri Türk isminin, Altaylı kavimleri ifade etmek için kullanıldığı kesindir. Türk kelimesini 552’de devletin resmî adı yapan Göktürkler olmuş ve Türkçe konuşan kavimlerin tamamı o tarihten sonra Türk adı ile anılmıştır. Türk sözü, güç, kuvvet, olgunluk manasına gelmektedir.

  • Türkleri islamiyete yakınlaştıran en önemli sebep, tevhid inancı olmuştur. Allah’ın birliği inancı Türkler’de çok yaygın olan bir inançtı. Din adamlarını huzuruna çağıran Mengü Kağan, “biz tek Tanrı’nın varlığına, onun sayesinde yaşadığımıza ve onun emri ile öldüğümüze inanıyoruz” demişti.

Türklerde Allah’ın birliği inancı “Kök Tengri” (Gök-Kainat Tanrısı) olarak isimlendirilmişti. Türkler’in inançları ile islâm inancı arasındaki benzerlik sadece bununla sınırlı değildi. İslâmiyet öncesi Türkler ahiret gününe, öldükten sonra dirilmeye, kaza ve kadere inanırlar ve kurban keserlerdi. Türkler, İslâmiyeti samimi olarak, kendi istekleriyle, hiçbir zorlama ve dış baskı olmaksızın kitle halinde kabul edince, tarihlerinin yeni bir devresine ayak basmış oluyorlardı… Türkler müslüman olmak suretiyle Türklüklerini kemale erdirmiş, adeta tamamlamışlardı

  • Türkler İslâm dünyasının önderlik görevini ilk olarak Selçuklu Devleti zamanında kazanmışlardı. Selçuklu devleti ve onun mirası üzerine korulan Osmanlı Devleti, sınırları içerisinde olsun ya da olmasın islâm ülkelerine yapılan saldırıları kendi ülkesine yapılan bir saldırı olarak kabul ediyordu. Yavuz Sultan Selim Mısır’da hüküm süren Memlüklü Devleti’ne son vermesi üzerine islam dünyasının önderliği manevi olarak da Türklere geçti ve tüm islâm dünyasının başkenti  İstanbul  oldu

NAÇİZHANE TARİHİMİZDEN  BİRKAÇ  KÜÇÜK HATIRLATMA

→ Bilinen 2228 yıllık millî hayatımızda dünyanın üçte ikisine sahip olduk.

→   1000 yıl İslâm Dünyası’na önderlik ettik.

→  Dünyada hiçbir millet ikinci defa imparatorluk kuramamışken biz 6 büyük imparatorluk, 6 büyük cihan devleti kurarak, asırlarca dünyaya hükmettik.

→  Ölmeye yüz tutan İslâm medeniyetini diriltip, parlattık.

→  Bütün zamanların en mükemmel devleti olan Osmanlı mucizesinin sahibiyiz.

→ Üç asır öncesine kadar, 23 milyon kilometrekarede hâkimiyetimiz vardı. Bugün o topraklar üzerinde 48 devlet vardır.

→   20 ayrı milleti – dinine, örfüne dokunmadan – dört asır idare ettik.

→   16. Asır “Türk Asrı” idi; 21. Asır yine “Türk Asrı” olabilir.

→  “Bitti!” zannedilen bir çağda Türkiye Cumhuriyeti’ni çıkarttık.

→   Her türlü baskıya rağmen Türkistan’ımız ayağa kalktı; belki de Türk Güneşi oradan yükselecek.

→   Dünyanın en hassas yerinde, her türlü tehlikeye rağmen, bin yıldır varız; var olacağız.

Bu mübârek millete bunları yaptırtan güç ve sebep ne idi ve NEDİR?

“Türk dilini öğreniniz, çünkü Türklerin çok uzun zaman sürecek bir hakimiyetleri vardır.”

Kaşgarlı Mahmud (Divanü lûgât ‘it-Türk)


Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: