Atık Yağlar…

                                                            Bitkisel Atık Yağların Zararları Nelerdir

Son zamanlarda ülkemizde yağda kızartılmış patates ve diğer yiyeceklerin kullanımında önemli artışlar olmuştur. Bu artışın sonucu kullanılmış bitkisel yağ atıkları da artmıştır.Bitkisel atık yağların kalorileri çok yüksektir. Bu atık yağlar, suya, kanalizasyona döküldüğü zaman su yüzeyini kaplar, su sistemine zarar verir, havadan suya oksijen transferini önler, zamanla suda bozunarak sudaki oksijenin tükenmesini hızlandırır. Atıksu arıtma tesisinin işletme maliyetini artırır. Atık su kanal borularına yapışarak boru kesitinin daralmasına ve tıkanmasına neden olur. Kullanılmış  bitkisel yağlar atık su kirliliğinin %25 ini oluşturmakta ve Türkiye’de yılda 1.500.000 ton bitkisel yağ gıda amacı ile kullanılmaktadır. Bu yağdan yaklaşık olarak 350.000 ton atık yağ oluşmaktadır . Denize, akarsuya ve göle ulaşan bitkisel atık yağlar, kuşlara, balıklara ve diğer canlı türlerine zarar vermektedir. Yukarıda sıralanan olumsuzluklardan dolayı Gelişmiş Ülkelerde ve ülkemizde kullanılmış bitkisel yağların kanalizasyona, yüzeysel  sulara dökülmesi yasaktır. Bu tür yağların kanala dökülmesi önlendiği için gelişmiş ülkelerde atık suların kirlilik yükü Türkiye’deki evsel atıksulara göre daha düşüktür.

ImageKanalizasyona dökülen yağlar atık su arıtma tesislerine zarar verir ve işletme maliyetini artırır.  Evsel atık sular genel olarak biyolojik olarak arıtılırlar. Evsel atık su içinde bulunan yağları biyolojik olarak arıtmak mümkün değildir.  Ayrıca biyolojik arıtmada faaliyet gösteren bakteriler yağ ve gresle kaplanarak aktiviteleri engellenir. Atık suyun KOI ve BOI’sinde ciddi artışlara neden olur.  Sonu arıtma ile bitmeyen atık suların içindeki bitkisel ve hayvansal atık yağlar; denizlere, göllere ve akarsulara döküldüğü zaman o suyun kirlenmesi ve sudaki oksijenin azalması sonucu; ortamdaki, başta balıklar olmak üzere diğer canlılar üzerinde büyük tahribata yol açar.Bitkisel yağ atıklarının çöp içerisine atılması veya dökülmesi yasaktır. Çöpe dökülen atık yağlar çöp depolama alanında sık sık yangın çıkmasına neden olmaktadır. Çöp depolama alanı işleticileri kızartma yağlarının çöpe karışmamasını isterler. Kullanılmış yağlar yer altı sularının kirlenmesine neden olabilir. Kirlenen yer altı sularını temizlemek çok çok pahalı ve zordur. Yer altı suları her ülke için önemli bir içme suyu kaynağıdır. Köpekler, ayılar ve bazı kuş türleri (martı gibi) bitkisel ve hayvansal yağ atıklarını severler. Bu durum hayvanların bu depolama alanına gelmesine neden olur.

Evlerde, iş yerlerinde lavabolara ya da çöpe dökülen her bir litre atık yağın, doğada 1 milyon litre kullanılabilir temiz su kaynağının kirlenmesine neden oluyor.

Atık yağlar, kurallara uygun şekilde toplanıp işlenmesi durumunda ise doğanın ve altyapının korunmasına büyük katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomiye de önemli girdi sağlıyor.Atık yağların işlenmesiyle yağlı boya, sanayi sabunu ve biyodizel yapmaya hazır ürün elde ediliyor.
Atık yağların doğaya büyük zarar veren atık yağlar, lavabolara dökülmesi  halinde, parçalanmaları çok zor olduğu için arıtma tesislerine büyük yük getiriyor.

Küçük fırınlarda yakılması, içindeki ağır metal ve klor bileşimleri atık hava ile birlikte atmosfere salınarak havayı kirletir ve insan sağlığına zarar verir. Bu nedenle bu işlem yasaklanmıştır.

Akarsu, deniz ve göllere ulaşan yağlar, su üzerinde ince bir tabaka oluşturur ve su altındaki yaşamın oksijensiz kalmasına neden olur. Çöp tenekelerine bıraktığınız atık yağlar ise çöplüklerde toprağa sızar ve yer altı sularınızı kirletir. Yeryüzünün dörtte üçü su olabilir ama unutmayalım bunun sadece yüzde 2’si insanların kullanabileceği temiz su kaynakları. Bunu da elimizle kirletmeyelim. 1 litre atık yağ, bir milyon litre temiz suyu kirletiyor, yani 1 litre yağ ile 100 tanker dolusu temiz suyu kirletiyoruz.” -“En büyük tehlike, atık yağların gıdada kullanımı”- Yasalar gereği insan sağlığına zararlı olduğu için geri kazanım ile elde edilen ürünlerin gıda, kozmetik ve yakıt olarak kullanılamayacağını, bunların ancak sanayi ve kimya sektörlerinde değerlendirilir.

Halkımızın bu konudaki bilinçsizliğinden yararlanarak ölüm saçan bir başka tehlike ise korsan toplayıcıların  bir başka işyerlerinden para karşılığı atık yağları toplayan korsan işletmelerin, insan sağlığını tehdit etmeleridir .”Türkiye’de yıllık 350 bin ton civarındaki toplam atık yağın sadece yüzde 3’ü lisanslı firmalarca toplanıyor. Bunun dışında kalanlar doğaya karışıyor, bir kısmı da korsan toplayıcıların eline gidiyor ki her iki durum da insan sağlığını çok ciddi şekilde tehdit ediyor. Korsan tabir ettiğimiz toplayıcılar, yağları magnezyum silikat ile ağartıp tekrar yemeklik yağa dönüştürüyorlar, bizler farkında olmadan bu kanserojen içerikli yağları tüketiyoruz. Esnafımız, atık yağ karşılığında para veren bu toplayıcılara üç kuruş için göz yumuyor ancak kendi sağlığını da çevresinin sağlığını da riske atmış oluyor.

%d blogcu bunu beğendi: