Falsız Kalmayın !

Genelde gazete ve dergilerdeki o bilinen ve hep aynı şeyleri yazan “Fal” yazılarını on yıllar öncesinden okumayı bıraktım.Ama kısa süre önce facebookta bir arkadaşım onedio.com’un aşağıdaki yazısını bana gönderipte mutlaka okumamı ve sonra da yorum yapmamı isteyene kadar samimi olarak böyle bir alıntı-yazı paylaşacağımı aklımın ucundan bile geçirmezdim! Arkadaşımı kırmamak için bir okuyayım dedim.Çok ilginç bir doğruluk görünce de burada paylaşmaya karar verdim. Ama siz yine de Fala inanmayın ama falsız da kalmayın !!

1 Ocak – 10 Ocak

Huzursuzluk ve kavgadan hoşlanmayan. Sevdiklerine düşkün, sabırlı ve çalışkan Kimsenin bir şeyinde gözü olmayan, kendi çalışıp kazanmaktan yana olan. Başarılı olmayı isteyen ve rahat, güvende yaşamayı arzulayan. Gayet kibar ve nazik Doğru ve dürüst davranan. Başarısızlığa tahammülü olmayan, sevgiye önem veren. Takdir edilmekten hoşlanan, yeniliklere açık, bulunduğu alanda parlamak isteyen Kimi zaman coşkulu bazen karamsar olabilen. Fakat asla pes etmeyen, direnen.

11 Ocak – 19 Ocak

Son derece mantıklı, becerikli, akıllı, sözünde duran Eğitim hayatına önem veren. Öğrendiklerini kolay kolay unutmayan. Aklını ve yaratıcı hünerlerini kolaylıkla hayata geçirebilen. Neyin gerekli neyin gereksiz olduğunu iyi ayırt edebilen mantıklı. Gerektiğinde sert konuşabilen. Aynı anda birden fazla konuda bilgi sahibi olabilen Gözlem gücü yüksek, iş hayatında başarıya mutlaka ulaşabilen.

20 Ocak – 29 Ocak

Açık sözlü, yenilikçi, toplum bilinci yüksek, arkadaşlık ilişkileri güçlü Orijinal düşünebilen, tavırlarıyla ilgi uyandırabilen buluşçu. Gerektiğinde duygularını geri planda tutarak, mantıklı hareket edebilen Zihinsel aktivite gücü yüksek, herkesten daha çabuk öğrenebilen. Uygulamaya dönük, analizci, çağın ötesinde düşünebilen Zorluklar karşısında aklıyla kolayca çözüme ulaşan, sınırlamalardan hoşlanmayan.

30 Ocak – 8 Şubat

Hızlı düşünebilen, gayet becerikli, dürüst ve arkadaşlıklara önem veren Tarafsız bir gözlem gücüne sahip, yapmacık insanlardan hoşlanmayan. Yabancı dil konusunda başarılı, konuşmaları sıradışı, yenilikçi Bulunduğu ortamda kolayca ilgi uyandıran, sıradışı espri kabiliyeti olan. Zeki, diğerlerinden çok çabuk öğrenen, kısa yoldan sonuca ulaşabilen Bilime önem veren, tartışmalardan hoşlanan, ikna gücü yüksek.

9 Şubat – 18 Şubat

Sıradışı ilişkiler yaşamaya hevesli, özgürlüğüne düşkün yenilikçi Yeni yerler keşfetmeye meraklı, modayı takip eden tasarımcı. Bulunduğu alana yenilikler getiren, orijinal ve çekici. Kaliteyi seven Başkalarından oldukça farklı, rutinlikten hoşlanmayan. Arkadaş çevresi geniş. Seçici, iyi gözlemci, farklı kişiliği ile ilgi uyandırabilen Çekiciliği ile karşı cins tarafından beğenilen, her giydiğini yakıştırmasını bilen.

19 Şubat – 29 Şubat

Hayal gücü oldukça yüksek. Sevdiklerine karşı duyarlı, çatışmalardan rahatsızlık duyan Şifa gücü yüksek, insanlara sorunlarında yardımcı olabilen. Duyarlı bir kişilik. Acıma ve şefkat duygusu yüksek. Pozitif düşünmeye çalışan. Yaratıcı kabiliyetleri olan, yargılayıcı davranmayan, değişime açık. Karmaşa içinde yönelimini kaybetmeden ilerleyebilen, negatif insanlardan etkilenebilen Derin tutkulara sahip, aşk ilişkilerinde verici ve cömert. Oldukça romantik, hassas.

1 Mart – 10 Mart

Duygularının farkında olan, bağımlılıklarına düşkün, kimi zaman değişken Sosyal hayatta çekici kimliğiyle ilgi uyandıran, mütevazi ve çok sevilen. Ailesine düşkün, evini yuvasını önemseyen, aşkta tutkulu, güzel düşünen Kötülük bilmeyen, kendine yapıldığında oldukça etkilenen. Muazzam yeteneklere sahip, sezgileri güçlü, olacakları hissedebilen Karşı cins üzerinde duruşu, tavırları, fiziksel özellikleriyle oldukça beğenilen.

11 Mart – 20 Mart

Vizyon sahibi, her yerde başarılı olabilen. Hayallerini gerçeğe dönüştürebilen Gücünü iyilik ve güzellikler adına yönlendirebilen. Öngörüleri doğru çıkan. Doğaüstü yetenekleri olan, yalnız kaldığında güçlenen Başkalarını kolaylıkla etkileyebilen. Olumlu ve güçlü enerjilere sahip. Kararlılık gösterdiği zamanlarda her işin üstesinden kolayca gelebilen Güçlü bir manyetizmaya sahip, gizlilikleri kolayca öğrenebilen sırdaş.

21 Mart – 31 Mart

Fiziksel yönden oldukça güçlü. Hedefini bilen ve yılmadan üzerine gidebilen İsteklerine fazlasıyla düşkün. Dediğim dedik asla geri dönmeyen. Emir almaktan hoşlanmayan Kendi bildiği yolda ilerlemeyi seven. Cinselliği yoğun ve etkileyici Ateşli ve istekli.

1 Nisan – 10 Nisan

Çok canlı, bireylik duygusu yüksek Yaratıcı enerjiye sahip, pırıltılı bir kişilik. Yönetme gücü olan, insanları kolayca etkileyebilen İyi bir oyuncu (sanat), kendini ifade etmesini bilen. Hayatın güzel yanlarının tadını çıkarmasını bilen İsteklerini gerçekleştirme gücüne sahip renkli bir kişi

10 Nisan – 20 Nisan

Keşfetmekten, yeniliklerde bulunmaktan hoşlanan Para harcama meyli yüksek, hoşsohbet, açık fikirli. İyi niyetli, geleceğini şekillendirmeyi seven, yürekli İnançlı, sağduyulu, cömert ve kendine güvenen. Adaletli, yardıma hazır, takdir edilmeyi seven Yabancı dile meyilli, seyahat etmekten hoşlanan.

20 Nisan – 30 Nisan

Güzelliklere aşık, gösterişli ve kaliteli olan herşeyi seven Maddi ve manevi değerlerini önemseyen, koruyan, sahiplenen. Sosyal hayatın içinde yer almaktan zevk alan. Arkadaşlarının önemseyen Güzel bir çevrede yaşamak isteyen. Duyarlı ve estetik bir kişi. İnce ve Nazik yapısıyla takdir edilen ve sevgi duyulan Uzlaşmazlık, kavga ve çekişmelerden hoşlanmayan.

1 Mayıs – 10 Mayıs

Zihinsel yetenekleri yüksek, aklını önemseyen, sezgileri kuvvetli İlgi alanları yoğun, dünyayı gözlemlemekten hoşlanan. Konuşma ve yazma yeteneği son derece güçlü. İnsanları kolayca çözebilen Değerlendirme gücü yoğun, organizasyon becerisi muazzam. Başkalarıyla çalışmaya müsait, uyumlu. Fazla detaydan hoşlanmayan Özgürlüğüne önem veren. Konuşmasıyla karşısındakini etkileyebilen.

11 Mayıs – 20 Mayıs

Gayet güvenilir, dürüst yaklaşımlara sahip. Güçlü ve derin duyguları olan Aşk ilişkilerinde güvenilir, karşısındakine değer veren. Gerçekçi düşünebilen, kendine yeterli. Başarma tutkusu olan, çalışkan Güzelliklere önem veren, kabalıktan hoşlanmayan. Keskin gözlem gücü olan. Başkalarının haksız sözlerinden etkilenebilen. Arkadaşlığa önem veren Hedefine ulaştığında böbürlenmeyen. İyiliğin, vefanın kıymetini bilen.

21 Mayıs – 31 Mayıs

Çok yönlü ve becerikli. Yargı ve mantık gücüne sahip Yenilikten hoşlanan, yeni insanlar tanımaktan zevk alan. Bilgiyi önemseyen, meraklı ve öğrenmeye aç Mantıklı, eğri ile doğruyu ayır etmesini bilen. Kıvrak zeka, konuşma kabiliyeti, kendini yönlendirebilen Düşmanlarını yenmeye başarabilecek kadar akıllı.

1 Haziran – 10 Haziran

Sosyal ilişkilerini önemseyen, akıllı davranabilen Zeki, uzlaşmacı, hayatın güzel yanlarının tadını çıkarabilen. Nabza göre şerbet vermeyi bilen. Yeniliklerden hoşlanan Değerli olanı bilen, duyarlı ve yapıcı davranabilen. Rahatına düşkün, sıradan şeylerden hoşlanmayan. Kaliteye önem veren İnce, nazik, aşka önem veren. İyi niyetli, arkadaşlıklara önem veren.

11 Haziran – 21 Haziran

Modern düşünebilen, tarafsız ve objektif düşünebilen Manyetizması güçlü, arkadaşlık olgusunu önemseyen. Özgürlüğüne düşkün, mantıklı davranabilen Orijinal her şeyden hoşlanan. Pek çok insanla anlaşabilen. Fikirleri bir çok insan tarafından beğenilen. Kuvvetli iradesi olan Yaratıcı, bireylik duygusu gelişmiş, haksızlığa boyun eğmeyen.

22 Haziran – 30 Haziran

Güvende yaşamak isteyen, empati yönü güçlü, duyarlı kişilik Ailesine, sevdiklerine önem veren. Koruyucu ve kollayıcı. Gerçeklerin peşinden koşabilen. İlişkilerde uzlaşmaktan yana olan. Duygusal değerlerine önem veren, etkileme gücü yüksek. Karşısındaki kişiyi kolaylıkla etkileyebilen, ruhunun derinliklerine inebilen, Kendini güvende hissetmediğinde tepkisel davranabilen.

1 Temmuz – 11 Temmuz

Düşünce gücü yüksek, sezgileri mükemmel derecede yoğun Bulunduğu alanı kötülüklerden arındırabilen, yenilikçi düşünebilen. Şüphelerini aydınlığa kavuşturabilen, kendini yenileyebilen. Yüzeyde olanlarla yetinmeyen, araştırmadan güvenmeyen. Zihnini ve iradesini kendi gelişimi için odaklamasını bilen. Güçlü iyileştirme gücü olan, güçlü olmayı, güvende olmayı önemseyen.

12 Temmuz – 22 Temmuz

Artistik kabiliyeti olan, aydınlanmaktan yana. Sanata meyilli Acıma ve şefkat duyguları yüksek. idealist. Kendini inandığı bir şeye adayabilen, vizyonu yüksek Kendini aşmak isteyen, duyarlı yüreğe sahip, özverili. Özlemleri olan, hayal gücü yüksek. Duyu dışı algıları olan. Birçok insanla anlaşabilen, aşkta derin duygulara sahip.

23 Temmuz – 1 Ağustos

Kendinden emin, bağımsız, liderlik gücü yüksek Soylu, gururlu, gösterişli, toplumda hemen farkedilen. Sadakat duygusu yüksek, organizasyon yeteneğine sahip Sevdiklerine düşkün, sanatkar, kolayca yükselebilen. İçi dışı bir, kalbinin sesine kulak verebilen. Sevilmeyi önemseyen Yaratıcılık yeteneği olan, isteklerini direkt olarak açıklayabilen.

2 Ağustos – 12 Ağustos

Hoşsohbetli, neşeli, etrafını rahatlatan, vicdanlı Para harcamayı seven, kaliteye önem veren, gururlu. Kimseyi kırmaktan hoşlanmayan, yüce gönüllü Gezmekten, araştırmaktan hoşlanan, inanç sahibi, maneviyatı güçlü. İyi bir sırdaş, güçlü bir dost Başkalarının emri altına girmekten hoşlanmayan, özgürlüğü seven.

13 Ağustos – 22 Ağustos

Kendini ortaya koyabilen, savaşçı, enerjik, isteklerini elde edebilen Bilinçli, cesur, haksızlıklara boyun eğmeyen. Yeni fikirleri önemseyen. Girişimci, zeki, nerede ne yapması gerektiğini bilen açık sözlü. Hayatta kalmayı başarabilen. Fiziksel gücü yüksek. Karşısındaki kişiyi çabucak çözebilen, açık sözlü Beklemekten hoşlanmayan, yeni projelere, planlamalara istekli.

23 Ağustos – 1 Eylül

Mantıklı, becerikli, akıllı, başkalarıyla kolaylıkla bağlantı kurabilen Aşkı önemseyen, sorunlardan pek hoşlanmayan. Kaliteli ortamlar, elit yerlerden hoşlanan. Cahil insanlardan uzak duran Keskin gözlem gücüne sahip, bir bakışta eksiklerini görebilen. Olayların ardındaki gerçekleri önemseyen ve öğrenmek isteyen Çabuk kavrayan, net görmek isteyen, iletişimci.

2 Eylül – 12 Eylül

Ciddi bakış açısına sahip, sağlam kararlar vermeye çalışan Beklentileri akla ve mantığa uygun, çalışkan ve planlı. Güven olgusunu önemseyen, yanlış kararlar vermekten hoşlanmayan Disiplinli çaba, görev ve sorumluluk bilinci yüksek olan. Dayanıklı, mesleki konularda yetenekli. Dikkatli konuşan Yaşından olgun. Sözleri tutarlı, kabul edilmekten hoşlanan.

13 Eylül – 22 Eylül

Yerinde konuşan, güçlü bir kişilik, sevme duygusu gayet yüksek Uyumlu, dengeli, akıllı ve gayet çekici. Aşkta sıcak yürekli, nezaket dolu, güçlü imaj sahibi Huzursuzluktan hoşlanmayan, böyle ortamlarda bulunmak istemeyen. Sosyallikten hoşlanan ama aşırı uçlara kaçmayı sevmeyen Öncü, akıllı, iletişimci bir kişilik. Tarafsız düşünebilen.

23 Eylül – 2 Ekim

Lüks, güzellik, kaliteden hoşlanan. Sevgi dolu bir kişilik Erkekleri yakışıklı, kadınları çok güzel olan. Sosyal yönü güçlü, yeni fikirleri seven, hassas yaradılışta. Zevkleri için para harcamaktan çekinmeyen, bu yüzden zorlanan. Seyahat etmekten hoşlanan, yeni insanlarla tanışmaktan zevk alan Amaçları bir şekilde gerçekleştirebilecek şansa sahip olan.

3 Ekim – 13 Ekim

Başkaları tarafından her zaman ilginç, sıra dışı bulunan, çok çekici Özgürlüğüne düşkün, kurallarla çevrelenmekten hoşlanmayan. Sosyal ilişkilerini önemseyen, popüler ve girdiği ortamlarda farkedilen. Toplum içindeki yerini önemseyen, farklı bulunmaktan hoşlanan. Kararlarını kendi vermekten zevk alan ve bunda ısrar edebilen Günün yenilik anlamındaki tüm akımlarını takip eden, uygulayabilen.

14 Ekim – 23 Ekim

Fiziksel ve zihinsel anlamda hızlı ve aktif hareket edebilen Sözleriyle ilgi uyandırabilen, zekasıyla her türlü sorunun üstesinden gelebilen. Aşkta aşırı duygusallık yerine gerektiğinde mantığının sesine kulak verebilen Hislerini kağıda dökebilen. İşbirliğini önemseyen, etrafıyla uyumlu özel bir kişilik. Yenilikleri uygulamaktan hoşlanan, cinselliğine önem veren Cazibeli, aydınlık fikirleri olan, başarmaktan, gelişmekten, büyümekte hoşlanan.

24 Ekim – 1 Kasım

Kadınları oldukça çekici, Erkekleri karizmatik. Karşı cins üzerinde gayet etkililer Mistizm, bilinmeyenler konusunda meraklı ve bu yönde yetenekleri olabilen. Dönüşüm, değişim ve her türlü yenilikten hoşlanan. Bunun için gerekirse savaşabilen Sözleri keskin kendine güvenli. Doğruluktan hoşlanan. Disiplinli ve güçlü bir karakter. Gizliliklerine önem veren, başkalarının sırlarını kolayca öğrenebilen Güç ve kontrol kurmaktan hoşlanan, sözlerinin dinlenmesini isteyen.

2 Kasım – 11 Kasım

Oldukça duyarlı, Romantik ve tutkulu. İdeallerinden ödün vermeyen Hayal gücü yüksek fakat hayal ettiklerini hayatında uygulayabilen sezgileri yüksek. Aşkla büyümekten, gelişmekten hoşlanan. Aşkı için her türlü mücadeleye giren Başkalarının sorunlarına çare bulabilen, empatisi yüksek, yönlendirme gücü yoğun. Başkalarıyla yarışabilen, yüksek noktalara er veya geç gelebilecek güçlü bir karekter Derinlikten hoşlanan, iş olsun diye dost olmayan, dostuna gerçekten yardım edebilen.

12 Kasım – 22 Kasım

Oldukça etkileyici bir kişilik. Haksızlıklar karşısında her türlü mücadeleye girişebilen Dürüst ve doğrucu bir insan. Hakikatlerin ışığı altında ilerlemekten yana olan. Toplumsal vizyonu yüksek, girdiği ortamlarda çekiciliği, duruşuyla kolayca ilgi uyandıran Gayet şanslı. Sezgileri inanılmaz güçlü olacakları hissedebilen. Herhangi bir durum ve olayın ardından kolayca toparlanması bilen. Empati yeteneği güçlü Altıncı duyusu çok yüksek. Önsezileri inanılmaz kuvvetli. Vatanına, ailesine çok düşkün biri.

23 Kasım – 1 Aralık

Ahlaki özellikleri son derece güçlü. İnanışı, özgüven duygusu gelişmiş, dürüst kişilerdir Geniş görüşlü, vicdanlı, değerlerine önem veren, yüksek eğitimden hoşlanan. İyimser, öngörüşleri doğru çıkan. Gezgin bir ruh, yaşamı derinlemesine yaşamaktan hoşlanan Aşkta bağlanma duygusu fazla yüksek olmasa da, sevdiklerine düşkün ve onları koruyan. Başka insanları bilgisiyle, zarafetiyle büyüleyen. Yol gösteren abilik ablalık yapabilen İnsancıl, açık fikirli. Etik değerlere ve kanunlara saygılı. Fazla para harcamayı seven.

2 Aralık – 11 Aralık

Çok cesur. İnanmadığı hiçbir şeyi kabul etmeyen. Savaşma dürtüsü yüksek Haksızlıklara boyun eğmeyen amaca yönelik hareket edebilen. Gayet bağımsız zincirlere tahammül etmeyen. Kimsenin lafıyla hareket etmeyen Sadık ve oldukça fedakar. Söz verdiği zaman mutlaka yerine getiren. Aktif, hızlı ve gözü pek. Cinselliği güçlü, tutkulu, girişimci, istediği kişiye elde edebilen Kimi zaman oldukça sabırsız, aceleci davranabilen. Rekabetçi, oldukça tutkulu.

12 Aralık – 21 Aralık

Kişilik sahibi, bilgisiyle, tecrübeleriyle insanları kolayca etkisi altına alabilen Vizyonu güçlü, sezgi gücü yüksek, anlamaktan, keşfetmekten zevk alabilen. Duygularını kontrol edebilen, sevilmek ve ilgi görmekten fazlasıyla hoşlanan Aşkta kendi isteklerine düşkün. Çekiciliğiyle karşı cins üzerinde fazlasıyla etkili olan. Yanılmaktan hiç hoşlanmayan. Sanata ve yeni gelişmelere açık. Kendini gayet iyi koruyan Yenilgilerden yılmayan, gururlu ve kendini geliştirmesini bilen, hakimiyet kurabilen.

22 Aralık – 31 Aralık

Sorumluluk sahibi, ne istediğini bilen, doğru ve yerinde kararlar alabilen bir kişilik Disiplinli bir çaba ile her türlü güçlüğün üstesinden gelebilen. Sadık ve güvenilir. İç gözlem gücüne sahip, yavaş ve emin adımlarla ilerlemekten yana olan Koşullar ve şartlara göre kendini ayarlayabilen uçarılıktan asla hoşlanmayan. Aşkta güven, saygı ve sevgiye değer veren. Oldukça tutkulu, sevdiğine sahip çıkan Liderlik gücü yüksek, organize, iş hayatında parlayabilen. Bazen karamsar olabilen.

http://onedio.com/

Reklamlar

Euro Rüyası Bitiyor mu?

ABD ve AB’nin yaptığı her türlü rezilliği ,yalanı,katliamı ve demokrasi adı altında yapılan  insan hakları ihlâllerini tüm dünyaya bu güne kadar süsleyip-püsleyerek satan ve onlara bilerek veya bilmeyerek destek veren, yardımcı olan ABD ve AB budalası omurgasızlar…. okuyun …. sizler artık  adam olmazsınız ama belki torunlarınız için iyi birşeyler miras bırakmak istersiniz….

Küresel ekonomik krizle ilgili olumlu göstergeler ya da beklentilere karşıt cümleler kurmak rahatsız edici olabilir. Abartı, korku senaryoları gibi de algılanabilir. Ama yine de bazı, ihtimallere, tartışmalara, öngörülere kulak tıkamanın; o kötü ihtimal karşısında, herkesi savunmasız, çaresiz bırakacağı bir gerçek. Öyleyse, hoşumuza gitmese de bazı “ihtimalleri”, “yakın tehlike” işaretlerini dikkatle not edelim.

Altına, madenlere, gıdaya, tarım arazilerine, doğal kaynaklara ihtiraslı yönelişi ciddiye alalım. Olası “kaynaklar savaşı”nın muhtemel olduğunu da… Bunlar olurken, ABD dolarının son bir kaç yıldır güvenilir kur olma özelliğini kaybettiğine, küresel düzeyde yeni finansal system arayışlarına girildiğine, G-20 toplantılarında ve diğer platformlarda yeni küresel kur sistemi üzerinde tartışmalar yürütüldüğüne de dikkat edelim. Beklintiler şöyle: devamı için

Otuz yıl oldu..

Bugün 12 Eylül Darbesi veya İhtilali’nin 30. yıldönümü. 12 Eylül 1980 darbesi, 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde…

…silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesiydi…

Bu müdahale ile Süleyman Demirel’in Başbakan’ı olduğu hükümet devrildi.

Ardından…

Türkiye Büyük Millet Meclisi ve partiler lağvedildi, parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altında tutuldu, sonra da yargılandı.

Kısacası “tek parti rejimi” yeniden iyice cilalandı, zaten hiçbir zaman sivil ve demokratik olamamış olan Türkiye Cumhuriyet’i tamamen askerileştirildi.

Bugün referanduma gidiyoruz ama…

Siyaset kurumunu şekillendiren “Siyasi……

devamı .. >>>

KKTC nasıl kolonileştirdi?

1974 müdahalesinden sonra Kıbrıs’ta sürdürülmesi mümkün olmayan, ganimete ve Türkiye’den gelen yardımlara dayalı bir ekonomik düzen kuruldu.
Uluslararası hukuka aykırı olduğu bilindiği halde, Rumlardan kalan gayrimenkuller Kıbrıslılar ve TC’den gelen göçmenlere dağıtıldı.
Kamu iktisadi teşekkülleri kuruldu ve Rum turistik ve endüstriyel tesisler bunlara devredildi. Bu model Türkiye’de olduğu gibi başarısız oldu ve tesisler köhnemeye, ilk günden kamu maliyesine yük olmaya başladı.
Bütçenin büyük bir bölümü Türkiye’den gelen paralarla devamı için >>

KKTC: İflasın sorumlusu kim?

KKTC kurulduğundan beri iflas süreci içindedir. Türkiye’nin adada bulunduğu 36 yıl içinde ne Ankara ne de Kıbrıslı Türkler kendi ayakları üzerinde durabilecek bir ekonomik düzen kurmak için gayret sarf etmedi.
Ekonomik durum her zaman bozuktu ama 2004-2009 döneminde uçurumdan yuvarlanmaya başladı.
Bu yıllarda Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) önce Serdar Denktaş’ın Demokrat Parti’si (DP), sonra AKP destekli Özgürlük ve Reform Partisi (ÖRP) ile koalisyon halinde iktidarda idi. Önce M. Ali Talat on dört ay kadar başbakanlık yaptı. O cumhurbaşkanı seçilince koltuğa Ferdi Sabit Soyer
İktidardaki CTP Ankara’ya yeni bir teklif yaptı. “Türkiye işlerimize çok müdahil oluyor. Bu kurumsal gelişimimizi etkiliyor devamı için

KKTC: İflasın eşiğinde bir devlet

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) iflasın eşiğinde sallanıyor. Sistem hem ekonomik hem de siyasi olarak tıkandı.
Ankara’da resmi kaynaklardan öğrendiğime göre devlet maliyesi dünyada ender görülen bir çarpıklık içinde. Kamu harcamalarının Gayri Safi Milli Hasıla içindeki payı yüzde 70 civarında. Bütçenin yüzde 85’i maaşlara harcanıyor. Ancak bütçede bu kadar para yok. Toplanan vergiler maaş ödemelerinin ancak yüzde 73’ünü karşılıyor. Daha da beteri personel giderleri milli gelirden daha hızlı arttığı için durum kötüleşiyor. Bütçe açığı 2007 ila 2009 devamı için >>

Cehalet Teorisi..

  • Küfürbaz 3-5 okura cevap vermekti, niyetim.
    Daha doğrusu, aynen iade edecektim yazdıklarını.
    Fakat baktım ki, sadık tilmizlerin körlüğü içindeler.
    Teşhisimi koydum; cahil cesareti sendromuna yakalanmış bunlar.
    İnternetin karanlığına saklanarak, hiçbir hukuki ve ahlaki sorumluluk taşımadan galiz küfür edebiyatı parçalıyorlar.
    Bilgiyle, argümanla, sofistikasyonla işleri yok.
    Sığlık ve acziyetin dilidir, küfür ve hakaret.
    Ama bilmiyorlar kendilerini.
    Ne desem, boşa gidecek.
    Söz, ziyan olsun istemedim.
    Dunning Kruger sendromuna göre……………

Devamı >>>>

Yunanistan, Avrupa iflas etti!

Avrupa’nın iflas eden ilk ülkesi Yunanistan çok ciddi sosyal sorunlara yol açacak önlem paketini kabul ettirdi ve 110 milyar euroluk yardımı garantiye aldı. 30 milyar eurosu IMF, 80 milyar eurosu da AB tarafından karşılanacak kredi için söz verilen yakıcı önlemler, Yunan İşçi Sendikası Sözcüsü’ne göre; “ülkenin modern tarihine en sert saldırı” ve “ülkeyi yirmi yıl geriyle götürecek” boyutta. Peki çözüm olacak mı? Ya da Avrupa’daki sorun Yunanistan’ın iflasını önlemekle bitiyor mu?

Avrupa Birliği ülkeleri, Yunanistan krizine tam üç ay sonra müdahil olabildi. Şubat ayında kendini gösteren iflas, devamı için

Darbe nasıl yapılır?

  • Hatırlıyorum, Hüsamettin Cindoruk, bir TV kanalında Ergenekon sürecini, “Bu 27 el bombasıyla nasıl darbe yapılacak?” sözleriyle tiye alıyordu.

Baktım, geçenlerde Tufan Türenç, Hürriyet’teki köşesinde, İrticayla Mücadele Eylem Planı iddianamesi kapsamında sanık gösterilen 7 kişinin nasıl darbe yapacağını soruyordu.

Aslında, ikisi de biliyor ki, darbeyi bu şahıslar, bu bombalarla yapmayacak. İddia şu: Provokatif eylemlerle Türkiye kaosa sürüklenecek, darbenin eşiğine getirilecek, asker de durumdan vazife çıkarıp darbe yapacak.

Onların eylem planında darbe sorumluluğunu verdikleri kurum, Türk Silahlı Kuvvetleri’dir. Aksi halde………

Devammm >>>>

Dünyayı değiştiren 5. ülke Türkiye mi olacak?

  • Geçtiğimiz hafta, “Yıldızı parlayan ülkeler” derken, aslında pek de dikkatle izlemediğimiz bir sürecin izlenmesi ve tartışılması için adeta çağrı yapıyordum. ABD’nin öncülük ettiği “nükleer güvenlik zirvesi”, İran’a ambargo pazarlıklarının dışında bir gerçeği daha ortaya koydu. “BRIC ülkeleri” dediğimiz Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin, dünyanın ekonomik ve siyasi ağrılık merkezini derinden etkileyecek adımlar atmaya devam ediyor. Washington’daki zirveden hemen sonra, Birezilya’nın başkentinde bir araya gelen dört büyük güç, “üçüncü dünya” algısını yerle bir edercesine, fay hatlarında şiddetli sarsıntılara neden olabilecek bir gövde gösterisi yaptı…..

Devamı için >>>>>

 

Entelektüel soykırım: 3 bin bilim adamını kim öldürdü?

Karanlıklara gönülmüş, özenle gizlenmiş, unutturulmuş bazı gerçekleri hatırlatmak, açığa çıkarmak, tüm çarpıcılığı ile ortaya sermek en yalın insani sorumluluklarımızdan biridir. Unutkanlığın bu kadar yaygın olduğu, hafızaların hemen siliniverdiği, en acı insan hikayelerinin birkaç gün içinde kanıksandığı zamanlarda bunu yapabilmek bizi dengede tutan, diri tutan belki de tek gerçektir. 13 Aralık 2007’de, aslında pek kimsenin umursamadığı…….

Haberin Devamı  >>>>

Türkiye-Almanya ilişkileri

Merkel’in ülkemizi ziyareti öncesi genel bir değerlendirme yapmaya çalışacağım. Bu konuda kritik soru şu olabilir: Türkiye AB üyeliğini temel hedefi kabul ettiği ve öngörülen kriterlere uymak için çaba harcadığı bir dönemde neden Almanya Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkarak imtiyazlı ortaklık önermiştir? Oysa aynı dönemde İngiltere üyeliğimizi kabul etmek bir yana bunun için büyük bir çaba harcıyordu.

Bu durumu Türkiye’nin Almanya açısından önemsiz olduğu ve bu yüzden üyeliğimize karşı çıktığı şeklinde değerlendirmek gerçeklerin ters yüz edilmesi anlamına gelir. Almanya Türkiye’yi çok önemli görüyordu ama onun, AB içinde ayrı bir güç odağı olan ve Almanya ile rekabet eden İngiltere’nin yanında olmasının AB içindeki yazının devamı için>>

ŞOK ŞOK ŞOK

Başbakan Erdoğan grup konuşmasında bir parça manyel yaptı. Köşe yazarlarını işini iyi yapmayan tezgâhtara benzetip, ‘Ben at demiyorum kardeşim… Sen at…’ deyiverdi.
Elbette, daha fazla ‘demokrasi’ adına millet için iktidara gelen bir siyasetin temsilcisi, çoksesliliği ‘tehdit’le yok etmeye kalkan bir söylemin imzacısı olmak istemezdi.
Düzeltecekken beter etti ya neyse…
Fakat konuşmasında asıl dikkat çekilesi nokta şuydu:
‘Şok… Şok… Şok…’ diyerek medyanın ‘normal’ gündemi nasıl gazladığını ve bunun olumsuz etkileri üzerine gayet veciz bir konuşma yaptı.
Vallahi yerden göğe kadar haklı
Sayın Erdoğan.
Tam da bunu yapıyor medya ama az yapıyor…
Medyamız, tarihin bu dönüşgen eşiğinde, bir hayli zamandır (Özal’lı yıllar milattır desek?) hayati bir işlevi başarıyla yerine getiriyor.
Anlamı yamultuyor.Zihinleri bulandırıyor.
Bizi; yığınları meşgul ediyor. Aptallaştırıyor.
Zihin dünyamızda belli imgeler vardır. Belli referans kavramlar…
Ki bunlar bizim anlam haritamızın topoğrafyasını şekillendirir, sınırlarını belirler.
Mesela ‘bacı’ kavramı vardır… Kutsaldır.
Ama ‘bacı’ kavramını kutsallaştıran lümpenimiz sokaktaki kadına ‘kaltak’ muamelesi yapıverir.
İnkâr edebilir misiniz?
Mesela ‘dürüst olmak’…
Daha avam tabirle, ‘Yanlış yapmamak’…
Yanlışın kralını, ‘yanlış yapmayalım’ diyen ağızlar yapar… En yakınına kazığı atıverir.
Nicedir, muhafazakârlık kavramını şiar edinerek iktidara oturan zihniyeti düşünüyorum.
İslâm’la araya belli bir mesafe koydular ve Weber amcaya inat, ‘Demokrasi ile terennüm ederiz’ dediler.
Allah var ettiler de…
Irak’ta bir milyondan fazla Müslüman katledildi. Sustular…
Sözlük mühim bir şeydir. Siyasidir.
Kelimelerin karşısında anlamlar siyasanıza göre eğilir ve bükülür.
Bu pespayeliğe elbette mide dayanmaz ama solunan hava çürüdü…
Söz tükendi…
Son yıllarda yaşananlara bakıyorum kılıç artığı solcular liberal olmuş… Tekel işçisi çok fena canlarını sıkıyor…
Mücahitler mega müteahhit…
Sakallar kesilmiş burunlar altında mahcup, silik bir bıyık… Unutulan bir duruşun gölgesi…
Alâmet-i Farika olmuş.
Ama asıl lafı elbette bekçilere saklamak gerek…
O bol yıldızlı eşik bekçilerine…
Sahi siz neyin bekçisisiniz?
‘Muhafazakarlar neyi muhafaza eder?’ şahane bir sorudur.
Ya bu bekçilere ne soracağız?
İyisi mi susalım…
‘Şok… Şok… Şok…’ diye boka püsüre bağıralım…
Vatandaşın dikkati dağılsın… Vur patlasın çal oynasın…
Favori kanalımız Flash TV… Sizin değil mi?
Yazık… Ne de çok şey kaçırıyorsunuz…

Alıntıdır: Serdar Akinan

Medya Yalanları

Ergenekon tertibiyle ortaya atılan iddiaları hatırlayalım. Özellikle yandaş medya bir dönem, Danıştay suikastı sanıklarıyla Ergenekon davasında yargılanan aydınlar arasında bağ kurma yarışına girmişti. İddiaları da şuydu: Cumhuriyet gazetesine atılan bombalar, Ümraniye’de ele geçirildiği iddia edilen bombalarla aynı kafiledendi. Seri numaraları aynıydı. Emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin’de de bu kafileden çıkma bombalar bulunmuştu.
Bu iddia, en çok Danıştay suikastı davasıyla Ergenekon davasının birleştirildiği süreçte kullanıldı. Kamuoyu aylarca bu yalanla kandırıldı. Oysa böyle bir bilgi, Ergenekon iddianamelerinin hiçbir yerinde geçmiyordu. Mahkeme’ye de bu yönde bir belge sunulmamıştı.
Ergenekon tertibiyle başlayan süreçte bu ve buna benzer onlarca yalan ortaya çıktı. Bu iddiaların birçoğunun uydurma olduğu belgelerle kanıtlandı
 
Medya yalanları ve Savcı Sarıkaya

Önce hiç gecikmeden vicdanî ve aklî bir görevimi yerine getireyim:
Teşekkürler Fatih (Altaylı)…
Tebrikler; Ramazan (Kurnaz)…
İyi ki varsın Gazete HT…
Neden mi?..
Söyleyeyim:
HSYK’nun; gayri vicdanî, gayri ahlâkî ve gayri hukukî bir kararla görevden alıp, neredeyse fırıncılara bile “bu adama ekmek vermeyin” diye genelge yayınladığı eski savcı Ferhat Sarıkaya’yı bulup konuşturdukları için…
Türkiye kamuoyunun nasıl “tiksinti verici medya yalanları” ile oluşturulduğunu kanıtladıkları için…
Dün, “demokrasiden nefret ediyorum” diye yazdığım için oğlumun eleştiri oklarına hedef oldum…
“Şekerin çıktığında yazı yazma” dedi…
Şekerimin uzun zamandır normal düzeyinde seyrettiğini ama hukukçularımızın ve medyamızın sinirsel katsayımı arttırmış olabileceğini söyleyerek savundum kendimi…
Bugün, Habertürk’te Ferhat Sarıkaya ile yapılmış söyleşiyi okuyunca; ne kadar haklı olduğumu bir kez daha anladım…
Ne yazık ki bizim medyamız geneliyle bu…
Ve tarafı ne olursa olsun benim “Yalan Üretim Merkezi” diye tanımladığım bu medya anlayışıdır benim karşı çıktığım…
Bu kez çok iyi bir iş çıkaran Habertürk ailesinin de aslında diğerlerinden pek farkı olmadığını da belirteyim bu arada…
Ferhat Sarıkaya haberi ile gerçekten büyük bir “gazetecilik” başarısı göstermiş olmaları; eski yalanlarını unutturmaz…
En sıcak örnek dün verdikleri “Nusaybin Belediyesi’nin bazı sokaklara ölen teröristlerin kod isimlerini vereceği” haberi yalan çıktı meselâ…
Ferhat Sarıkaya ile ilgili aylardır atılan yalanları hatırlayın…
“Şemdinli Savcısı Ferhat Sarıkaya Amerika’da Gülen cemaatine sığındı”…
“Şemdinli Savcısı Ferhat Sarıkaya yurt dışında yaşıyor… Emekli aylığı bile olmayan Savcıyı yurt dışında cemaat mi, besliyor?”
“Şemdinli Savcısı Ferhat Sarıkaya yurt dışına kaçtı”…
Ve bunlara benzer onlarca “YALAN HABER”…
Kim yaptı bu haberleri?..
Biliyorsunuz ama bir kez daha hatırlatayım…
Bugün, eski savcısı Ferhat Sarıkaya’nın pasaportu bile olmadığını yazan Habertürk dâhil, diğer “Cumhuriyet Muhafızı – Kökten Laikçi” gazeteler…
Peki…
Şemdinli iddianamesini hazırladığı için önce “kahraman” ilân ettikleri ama HSYK tarafından ruhsal linçe uğrayışına siyasal iktidarın da destek vermesinden sonra savcının arkasından çekilen İslâmi ve de Liberal Demokrat yazarlar ve medyaları ne yaptı?..
Örneğin; pek bir demokrat ve Gülen Cemaati’ne destek verdiği ve hatta cemaatin sermayesi ile kurulup büyüdüğünü Sağır Sultan’ın bile duyduğu Zaman gazetesi ne yaptı?..
Savcıyı hiç aradı mı?..
Sordu mu?..
Yalan Üretim Merkezi’nin yalanlarını yüzlerine vurdu mu?..
Hayır, hayır, hayır!..
Savcı Sarıkaya’yı kaderine razı ettiler…
Ajans Habertürk Genel Müdürü Ramazan Kurnaz akıl edip çaba göstermese, kamuoyu halen “Cumhuriyet Muhafızı – Kökten Laikçi” medyanın ürettiği yalanların “doğru” olduğunu zannedecekti…
Şimdi sorarım size…
Böylesine “akıl dışı, gayri ahlâkî bir medya ve siyaset” üreten demokrasiden nefret etmeyeyim de ne yapayım?..
Futbolcu olsaydı ölen!..
Dünya şampiyonu güreşçimiz Zekeriya Güçlü, Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 39 yaşında yaşama veda etti. Safra kesesindeki taşın pankreas kanalına düşerek tıkanması nedeniyle 3 aydır tedavi gören Güçlü, önceki gün safra kesesinden ameliyat oldu. Ardından durumu ağırlaşan Güçlü, dün sabah vefat etti.
Evet…
Haber bu…
Haberi verenlerin kimisi ise rahmetlinin adını yazmayı bile unutup sadece “Güçlü” deyip geçmişler…
Dikkat!…
Ölen kişi, ülkemize “Altın Madalya” kazandırıp bayrağımızı en tepeye çektiren bir “sporcu”…
Koskoca Dünya şampiyonu…
Eğer ölen kişi, hiçbir uluslararası başarısı olmayan ama milyonlarca dolar kazanan bir futbolcu olsaydı, gazeteler manşetten 1. haber olarak görür, hayatı anlatılır, TV’ler en az 15 dakikalık bölümü ölen futbolcuya ayırırlardı…
Yahu…
Böyle bir medyanın neyine saygı duyayım, neresini seveyim?..
                                                     
Alıntıdır : ADNAN BERK OKAN    

Amerika Osmanlı gibi mi batacak?

“Sonbahar’da çöküş” korkusu gerçek mi oluyor? ABD ve Avrupa’dan gelen son işaretler, aslında ertelenmeye ve örtbas edilmeye çalışılan o korkunun ne kadar gerçek ve yakın olduğunu bir kez daha gösterdi. Yunanistan, Portekiz, İtalya, İspanya gibi Güney Avrupa ülkelerini vuran krizin bu sonbaharda çok daha şiddetli hissedileceği, Merkez ve Kuzey Avrupa’yı da etkisi altına alacağı, sadece şirketlerin değil devletlerin batışının bile muhtemel olduğu gerçeği, son birkaç ayda maharetle gündemden uzaklaştırıldı. 2009’da ABD’yi vuran krizin üstesinden gelindiği gibi gerçeklikten uzak söyleme de aynı maharetli çalışmayla inandırıldık. Oysa gelişmeler bunun tam tersiydi ve bu artık gizlenemez boyuta ulaştı.

İki habere dikkat çekelim: ABD Genelkurmay Başkanı Amiral Mike Mullen, İngiltere ve Almanya’nın savunma bütçesini yüzde yirmi kısmasına işaret ederek, önümüzdeki dönemde aynı durumla karşı karşıya kalabileceklerini, bunun için harcamaların kısıtlanması gerektiğini açıkladı. Bunun çok tehlikeli bir durum olduğunu söyleyen Mullen, ABD için öncelikli ulusal güvenlik tehdidinin kamu borcu olduğunu söyledi ve “hükümet, elindeki kaynakların yüzde ellisini bizim harcadığımızın farkına varmalı” dedi.

İkinci haber İngiltere’den. İngiltere Merkez Bankası devamı için >>

« Older entries

%d blogcu bunu beğendi: